28 Ocak 2013 Pazartesi

ALIŞTIRIYOR...

Geçen gün içimden şu Allah'ın malını alıp, "Seni öldürürüm. Penisini keser akşam yemeği yaparım. Sen niye yaratıldın hayvan oğlu hayvan. Git bi yok ol, buharlaş, bir şey yap ya!" diye bağırasım geldi. Göz göze geldiğimiz saniyenin oda biri kadar sürede bunu neredeyse yapıyordum üstelik. Ya da sırada hatunun birinin başını onun omzuna koyduğunu gördüğümde. Bütün ders boyunca, o sınıfın önünden bir daha geçip kızın kim olduğuna bakmadığıma pişman oldum. Hatta bence kızı alıp komple bu salağın götüne sokabilirdim. Ama yapmadım. Onun yerine başım dik hiçbir şey yokmuş gibi yoluma devam ettim tıkır tıkır. Embriyo beyinliye kendimi ezdirecek kadar küçülmedim henüz.

Aslında insan zamanla alışıyor. Ayrılalı 24 gün falan olmuş. Zamanın bu kadar hızlı geçmesi garip. Şimdi, onun omzuna benim başımı koyduğum zamanları tam hatırlamıyorum; ya da "Ayy sanırım ben aşığım lan bu çocuğa." deyip saf saf güldüğüm zamanları. İlk başlarda çok zor gelmişti. Dershane de her gün yan sınıfımda olduğunu bilmek zordu. koridora çıktıkça onu görmek falan...

Ama şimdi alıştım. Zaman insanı alıştırıyor her şeye. Onun hemen yanımda olduğunu bildiğim için kafamı çevirmemek, ona bakıp da onu görmemek, karşımda dururken orada biri yokmuş gibi yapmak... Zamanla normal geliyor tüm bunlar. Hatta biraz eğlenceli. Verdiğim çabalardan dolayı kendime arada sırada biraz acısam da bu his çabuk geçiyor. Eski sevgiliye etrafta uçuşan kara sinek gibi davranmak öz güveni tazeliyor.

Ayrıca fark ettim de bayağı zamandır yüzüne bile bakmamaktan unutmuşum çocuğun tipini. Bugün fotoğraflarını açıp bir baktım da yakışıklı değilmiş be. Embesil gibi gülüyormuş üstelik. Hiç bana göre değil, ben çok şirin gülümserim. Kremalı pasta gibi olan benim yanıma katıksız odunun teki yakışmamış. Bence gidip bunun için ağlasın.

Neyse, her erkek eninde sonunda geri döner. Tabi kız tarafı olarak herifi pişman edecek potansiyele sahipseniz. Zor bir şey değil. Dönerler yani. Dönsünler zaten. Biz de o zeka özürlülerine güleriz döndüklerinde.

1 yorum: